13 Aralık 2011 Salı
Yazı Yazabilmek Üzerinden Hayal Çıkarımı
Bilmiyorum artık kendilerinden kaldı mı ama takipçilerin de bildiği gibi blog alemi üzerinde 'yazmak' işini en düzensiz yapan adam olabilirim. Beğeniliyordu ya da beğenilmiyordu ama bir şekilde yazıyordum ve yazdığım zamanlarda çok mutluydum, hala daha da öyle oluyor.
Fakat hem şartlar, hem ruh halimden dolayıdır ki bu sıralar bir türlü düzenli yazamıyorum ya da 'bu sıralar' diyerek kendimi kandırıyorum. İkinci öğretim öğrencisi olmam, üniversitenin not ortalaması sınırını geçmek için verdiğim yoğun çaba -ayrı bir yazı konusu adayı-, gece kendimde yazabilecek o isteği bulamamam gibi sebeplerin yanında geçmişten bugüne sürüp gelmiş bir 'istediğini yapamayan eren' imajı da söz konusu..
Orta okul yıllarının sonu ve lise yıllarının başına doğru uzanırsak basketbol konusunda bir çok hayalim mevcuttu. Hayatımın şu anda da büyük bir kısmını kaplayan Fenerbahçe'de 'kurs' şeklinde başladığım basketbol kariyerimde tam dikkat çekmeye başlayıp, üst takıma terfi edecekken hatta ve hatta koçum tarafından 'izlenildiğim' yönünde haberler almışken önüme bir yol ayrımı çıkmıştı. Bizim zamanımızda OKS şimdi ise ismini bilmediğim malum lise sınavından ötürü basketbolu bıraktım. Lise 1'de de bir süre devam etsem de onu hiç devam etmekten saymıyorum bile. İşte o zamanlar en büyük mutluluğum olan şey basketboldu, bu tarif edilemeyecek bir şey. İnsan bir şeyi yaptığında tarif edemiyorsa -tıpkı bundan önceki aşk yazısında olduğu gibi- o şeyi garip bir şekilde benimsiyor ve seviyor demektir. İşte bu şey o zamanlar basketbol konusunda oluyordu ve hala daha da oluyor ama dediğim gibi eğitim sistemi ve basketbol içerisinde boğulmaktansa eğitimi seçtim. O dönem olan 'ya kazanamazsam?' ruh hali ve gözümde büyüttüğüm yoğun tempo bunu gerektirdi ve evet pişmanım.
Daha sonraki yıllar en büyük hayalim bir yerlerde 'yöneten' olabilmekti. Ben de bari eğitim hayatımı ona göre sürdüreyim dedim, kıyısından berisinden bunu başardık ve bu hayalin sağlam sürebilmesi için başarmamız gereken bir adet yüksek lisans oluşum şartları ve bir adet bitmesi gereken okul duruyor-o bahsettiğim yazının alt başlıkları-. Yani bunu da henüz halletmiş sayılmayız.
Bunların dışında hayatın size sunduğu ve sizin hayale çevirdiğiniz şeyler de başınıza gelebiliyor ki en güzelleri de bunlar oluyor sanırım. Karakteriniz yavaştan oturmaya başlamışken, artık iyiden iyiye ''geleceği'' tanımlamaya ve ona yönelik hamleler yapmaya başlamışken karşınıza bu hayallerinizin içine dahil olup, ''e ben de varım?'' diyen birisi gelebiliyor. İşte o zaman mevcut olan hayallerinize daha sıkı sarılma vaktiniz de geliyor. Bunlar sırtınıza artı olarak ''güzel'' yükler bindirebiliyor. En basitinden hayalleriniz çabuk yerine gelsin, okulunuz daha çabuk bitsin diye hayatınızı en yoğun temposuyla ve O'nun da desteğini alarak derslere asılmaya başlayabiliyorsunuz. Aslında isteyince yapabildiğinizi tekrardan hissedebiliyorsunuz ve ''hayalleriniz'' için müthiş bir dayanağa sahip olabiliyorsunuz.. Fakat buna rağmen hala daha bazı şeyleri yapmamaya devam edebiliyorsunuz, e bu da sizin öküzlüğünüz.
Gelelim lise yıllarının ortasından itibaren başladığım ve yazının da aslında ana konusunu olan; 'yazmak' konusuna..
Mesleğim ne olursa olsun, hayat ne getirirse getirirsin ileride belli bir yerlerde ve ciddi şekilde 'yazmak' istiyorum ve bu konuda O'ndan yine çok büyük destek alıyorum. Baskı şeklinde olmasa da beni yazmaya sürekli yönlendiren birisine sahibim ve ben yine de yazamıyorum.
Ama şunu hep düşünüyorum : Geçmişte hayallerimi hep erteledim, yapmadım ya da yapamadım ama bu sefer yapmalıyım. Elimde olan bir şeyi neden bu kadar zorlaştırdığımı kendim de bilmiyorum.
Ve sürekli yaptığım gibi yine umuyorum ki hayallerim konusunda bu kadar çabuk harcayan bir adam olmam. Çok çok iyi biliyorum ki; bir gün yazmayı temelli bırakırsam ve yazarak bir yerlere geldiğimi kendime gösteremezsem ciddi şekilde pişman olacağım.
Yazının sonunu ''bundan sonra yazıyorum''a bağlamayacağım çünkü ne zaman bağlarsam diğer yazının sonu da aynı cümleyle bitiyor, sonra yine bana hüsran, size de bir adet dansöz kalıyor..
Kalın sağlıcakla, tekrar düzenli yazabilmek ümidiyle.. -e bu da mümkün-
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

4 yorum:
hayal dediler geldik! :) şaka bi yana da yaz, okuyoz işte! Aaa
iyi iyi tekrardan tepki almak güzel :)
mümkün tabii ki.
seni çok özlemişim. yaz sen hep bak ben de destekçinim!
iyi bari,yorum yapanlar varmış senin bloga ,hatta okuyanlar bile. kendi başına okumadığın iyi..
Yorum Gönder