13 Ağustos 2011 Cumartesi

Bir Gün Nasip Olur da Issız Adaya Düşersem, Bu Üç Filmi Alırım Diye Düşünüyorum

Mim yazmıyacağıma dair söz vermiştim, mia çok güzel bir konuda mimlemiş beni ben de O bana bir yazı önerisi veriyormuş gibi düşünüp, böyle küçük bir yazı yazayım dedim.

Başlıktan da anlaşılacağı gibi en sevdiğim üç filmi yazacağım. En sevdiğim üç filmi bilmiyorum ama en sevdiğim iki filmi biliyorum. Onları yazdıktan sonra üçüncüyü şu an aklıma gelen ilk film olarak yazacağım, hadi bakalım.



1-Leon : Şüphesiz bir seçim oldu benim için. Her şeyden önce Jean Reno’nun inanılmaz oyunculuğu ve filmdeki efsane diyaloglar buraya koymam için yeterli. Her şeyi geçtim, filmde harika bir kötü oyuncumuz da var (Bknz : Gary Oldman ). Sting’in film müziği, Leon’un evi tek başına savunduğu sahne, kişisel bankasıyla muhabbetleri.. Yazdıkça aklıma yeni şeyler geliyor ve fazla da cümle kuramıyorum. Leon benim için anlatılamayacak kadar özel bir filmdir ve yeri garantidir.


2-The Shawshank Redemption : Garanti olan ikinci filmim ve odamdaki tek poster kendisinindir. Leon’u daha az sevdiğimden değil de üzerinde laf yüzünden bunu tercih etmiştim : ‘’Fear can hold you prisoner, hope can set you free’’.  Morgan Baba’nın yine ve yeniden gözümde büyüdüğü ve Tim Robbins’in bir daha asla ulaşamayacağı bir noktaya çıktığı bu filmi de anlatacak fazla kelime yok. Morgan ve Tim’in birbirlerine kavuştuğu sahne arkadaşlığın tanımı gibi..

3-Natural Born Killers : Tarantino en sevdiğim yönetmendir ve direk O’ndan bir film yazmam gerektiği geldi aklıma. O’ndan yazdım ama bu sefer yazdığı bir filmi seçtim*. Aslında çoğu kişi sevmez bu filmi, saçma ve aykırı bulanlar da olmuştur ama ben garip şekilde çok severim. Şöyle de bir durum var. Bir arkadaşım zamanında ‘’Neyini sevdin bu filmin?’’ demişti de cevap verememiştim. Böyle garip bir filmdir benim için, belki de sinemada denenmeyen ve yapılamayan şeylerin bir arada olduğu bir film olmasıyla bu hale gelmiş olabilir bilmiyorum ama kendilerini çok severim.

*Tarantino bu filmin yönetmenini sevmez hatta, ‘’Ben yönetseydim daha iyi olurdu’’ da demiştir. O konuda şüphemiz yok babacım ama iyiydi yani, bırak bu işleri.

 Yazının müziği ilk filmi yazarken belliydi zaten, tık

5 yorum:

Nihal Adsız dedi ki...

Sinema tarihinin en başarılı senesi 1994, net. The Shawshank Redemption, Interview with the Vampire, Leon, Pulp Fiction, Forrest Gump, Immortal Belowed, ...

Bu arada ben pek sevmem ama seçtiğin Natural Born Killers da 94 yapımı.

Sekomod dedi ki...

Son filmi not ettim bi kenara izleyecem en yakın zamanda. Diğerleri zaten 10 numara güzel seçimler.

Eren dedi ki...

fatih,

hakikaten hiç dikkat etmemiştim lan, o neymiş öyle. rakçıların ölme yaşı gibi bir efsane olabilir.

serkan,

sonuncuyu sevmeyebilirsin, söyliyeyim :)

Mia Wallace dedi ki...

mimi yaptığın için teşekkür ederim :)

ayrıca leon hariç not ettim izliceem :)

Eren dedi ki...

ne demek :)

izle izle özellikle ikincisini hemen izle