11 Mayıs 2011 Çarşamba

Abi Olmak


Öncelikle şunu berliteyim ki ''mutsuz olmak..'', ''harika bir günün ardından ders çalışmak..'' gibi sözlük ağzıyla konuşanlardan nefret ediyorum. Ben bir tanım yapacağım için böyle bir şey yazdım, beni kınamayınız.


Evet bu yazımda biraz olsun ''abi'' olgusunu anlatmaya çalışacağım, becerebilirsek ne ala

--

2000 yılı -ne garip yahu bi ara yıl 2000di- bendeniz armutun tek kardeş olduğunu farkettiği yıllara denk geliyor. Garip bir şekilde ''kardeş istiyorum beeen!'' şeklinde ortada geziyordum ve annem de sürekli şekilde ''Saçmalama Eren, bu saatten sonra mı?'' cevabını veriyordu. Sanki önceden istesem hemen olacak.

O zamanlar tabii ki hayal kurmak daha ucuz. Ben kendi kendime isim falan düşünüyordum okulda. Hiçbir zaman uzun süre bir işle uğraşabilen bir adam olamadığım için dersin ortalarında kendime hayal kurma molaları verirdim. Şimdi farkediyorum da sanırım bende fena şekilde bir dikkat dağınıklığı var. Neyse konumuz bu değil, o hayal kurma aralarında yaklaşık iki ay isim düşündüm ve sonunda Ceren'i buldum.

İsmimle inanılmaz uyumlu bir kardeşim olacaktı ve o sıralar istediğim tek şey buydu. O zamanlar moda olan hesap makineli Casio saatimde telefon defteri tarzında bir bölüm vardı. Oraya bile telefonu ''000000'' şeklinde yazıp isim kısmına ''Ceren Onur'' yazdığımı hatırlıyorum. O derece istiyordum yani, düşünün.

Sonra annem birgün gelip bana bir kardeşim olacağı müjdesini verince birden şok olmuşa döndüm. Yani tamam hayal kurunca güzeldi de eve bir kişi daha mı gelecekti? Tabii yıllarca tek çocuk büyümüş ilgi manyağı Eren'i de pek tabii korku sardı.

Sonra bebek doğdu ve üç saat yaşayıp vefat etti.

Annemin ilk defa o gün ağladığını gördüm, babam bana ilk defa o gün ''Merak etme, her şey iyi olacak.'' dedi.

Çok şaşırmıştım ve her şeyden öte bunları hep hayal ederken kardeşimin erkek olabileceğini düşünmemişim. İstediğim gibi kız olmuştu ama ölmüştü.

Sonra iki sene sonra annem tekrar bebeğimiz olacağını söyledi. Bu sefer hayal kurmaya korkar olmuştuk, ailecek tedirgin bir bekleyiş hakimdi ve sonunda tekrar bir kız çocuğu dünyaya geldi.

Kader midir nedir bilemem  ama ikisi de resmen aynıydı. Ten renklerinden, bol saçlı doğmalarına kadar..

Ceren şu an büyüdü ve okula gidiyor. Beş yaşında ''benim çocuk olduğumu unutuyorsunuz herhalde!?'' diye bize kızabilen, deli gibi kitap okuyan ve matematiği pek sevmeyen bir kardeşim var. Emin olun dünya üzerindeki en garip duygulardan birisi ''abi olmak''.

Her şeyden sakınmak isterken, O'nu sıkmamak ta istiyorsunuz. Büyüyünce bir sevgilisi olursa eğer, o zırtapozu tanımak isterken, herifi döverim diye de korkuyorsunuz. Hakimiyet kurayım derken sesinizi yükselttiğiniz için çok üzülüyorsunuz. Asık suratını görünce iyice mahvoluyorsunuz, bu sefer hoppa hadi parka götürüyorsunuz. Sıkılmanıza rağmen o küçük garip Monopoly oyununu oynuyorsunuz. Her gece çalan telefonda o gün okulda neler yaptığını öğrenip gurulanıyorsunuz. Bir de en çok; ''Benim abim bu heh'' diye arkadaşlarına sizi gururla gösterirken böbürleniyorsunuz. O'na göre dünyanın en yakışıklı abisi de sizsiniz, dünyanın en zeki abisi de.

İşte bu yüzdendir ki; abi olmak çok çok özel bir duygu ve ben aslında abi olduktan sonra daha çok şu aralarında duvar olan abi-kardeş ilişkilerini anlayamıyorum. Bir insan nasıl kardeşinden ayrı kalır? Nasıl O'nu yeteri kadar umursamaz? Nasıl aylarca görüşmeden durabilir ki?

Okulumu ilk öğrendiğimde benim için şehir dışında okumanın en zor yanıydı Ceren'siz kalmak. Bunu O'na çok belli edemesem de O'nun da bunu düşündüğünü biliyordum çünkü kardeşler hisseder ve bu da çok ayrı bir şey..

Bir de pişmanlıklar var. Her yeni yaz Ceren'le daha fazla oynama planları kuruyorum ama her yeni yaz yine yeteri kadar oynayamıyorum. Sonra o bana surat asıyor, sonra ben Sakarya'ya aklım orada kalmış şekilde gidiyorum. Arkadaşlar, dışarıda geçirilen zaman, bilgisayar derken yeteri kadar vakit ayıramıyorum, olmuyor. Düşündükçe de iyice üzülüyorum ama yine de ''O beni sever, abisini tanır'' diyerek kendimi avutmasını da biliyorum.

Sonra oturup şükrediyorum ve diyorum ki: İyi ki tutturmuşum kardeş diye ve iyi ki annem yine mız mız Eren'in zırlamalarına dayanamayıp istediğim şeyi kabul etmiş. Bir de yaz geliyor artık, söz bu sene daha çok oynayacağım Ceren'le. Yani inşallah. Gerçi oynamasam da O beni sever zaten, tanır yani. Di mi?

--

Babamla geçen son konuşmamızın ardından moralim çok fena dibe vurdu ve ben bir süre ne blog, ne twitter, ne facebook ilgilenemeyeceğim. Yazıyı konuşmadan önce yazmıştım, hiç düzeltemedim. İyi bakın kendinize..

21 yorum:

Hayal Meyal dedi ki...

Abimi özledim, hatta bir yerlerde ağlayasım falan geldi. Ben de abimi çok seviyorum ama yaa :/

Eren dedi ki...

benim de gelmişti o ara :) abiler sevilsin, abiler cici.

sallanyuvarlan.blogspot.com dedi ki...

Çok kavga ederdim bende..

Sazan dedi ki...

Ya ben upuzun yorum yazdım, sonra blogger üzgünüm apla dedi bana, gitti mi şimdi caaaanım yorumum?

Eren dedi ki...

gitmiş ve ben merak ettim. hadi üşenme tekrar yaz yıllardır yazmadığın yorumlara sayarsın

Sazan dedi ki...

Bak yaa, hain blogspot.

Demiştim ki,

1- bu kadar beklediğimize değmiş
2- yazım tarzını seviyorum
3- sayende şu an 24 yaşında olan kardeşimi çimdiklediğim ama bir yandan da çok istediğim günleri anımsadım ve aslında hiç bir şeyin değişmediğini anladım.
4- canın neye sıkkın diye sormak saçma zira anlatmak istesen yazardın
5- yüzün gülsün
6- o fıstıkın yanaklarından öperim
7- en kısa zamanda benim de bebeğim olsun yahuuuu

vs vs vs

Özet budur şekerim, çok daha edebi cümlelerle yazmıştım elbette :)

Yüzün gülsün yahu, hayat çok hızlı...

Eren dedi ki...

-beklediğine değmesine sevindim
-teşekkür ederim :)
-evet çimdik olayı değişse de çoğu şey değişmiyor, ben buna eminim :)
-ders konuları pek tabii. babamla hallettik ama dayanamıyoruz atışmaya :D
-gülüyor-sevgilim sağolsun-
-iletirim :D
-e olsun valla bence de, şart! :D

hayat çok çok hızlı. dün ve bugün arasındaki farka bakarsak anlaşılıyor zaten bu..

çok teşekkür ederim!

Şizofrenik Human dedi ki...

abiler başkadır :)
bendede iki tane var.. küçük abimle çok çok iyiyiz.çünkü bildim bileli yanımda olan hep oydu.. (büyükle epey bir yaş farkımız var da) benimle oynayan , sinemalara götüren , vs vs.. çocukluğumu hatırladığım anlarda o da aklımda hep :) bu yüzden sende mümkün olduğunda Ceren'i unutma derim :))

Mia Wallace dedi ki...

blogspot'un bu dengesizliği bana yaradı ve bu harika yazıya ilk yorumu ben atmış olucam. ne bencilim eheh :)

açıkcası ben de "sözlük ağzıyla" konuşmayı ya da yazmayı sevmem ama bazen başlıklarda oluyor. o ifade ediyor.

"abi olmak" olgusunu o paragrafta öyle güzel anlatmışsın ki, sakınmanı, kızmanı, kendini geri çekmeni..

ama beni en çok "Ceren Onur" yazman etkiledi.. Ne harika abisin sen!
-öyledir illaki-

Ceren çok şanslı ve sen de elbet, tekrar bir kardeşin olduğu ve aranızda böyle bir bağ olduğu için :)

Bu arada bu yaz Ceren'le daha sık oyna! :) ama merak etme oynayamasan da o tanır seni, o sever seni.. :)

Harika bir yazıydı!

Eren dedi ki...

bencillik iyidir :)

beğendiysen çok teşekkür ederim!

boşver sen onu şimdi illa ki iyidir:D

çok çok teşekkür ederim en sadık okuyucum!

bendiss dedi ki...

hayatım boyunca bir abim olsun istedim onun yerine erkek bir kardeşim var.
ama cidden çok istedim kardeşin çok şanslı. Abisi olan herkes çok şanslı :)

mesela çevremde yaşıyorum.
aa abin mi var? ne güzel! dediğim herkes
''saçmalama hayatını mahvediyor. ne abisi '' diyor.
ama birbirini anlayan, dinleyen, anlatabilen abi-kardeş ilişkisi kuran kimse böyle düşünmüyordur.
tabi ki genelde kız kardeş-abi ilişkisinde böyle.

umarım cerenle ilişkinizde böyle olur daha çok küçük ama onu üzme.
oda iyi ki bir abim var diyenlerden olsun :)
ki illaki olacaktır :) eminim :)

bu arada (c)eren ilişkisine bayıldım :) çok güzel olmuş.
hele senin Ceren Onur yazışın :)

keşke benim tutturmamla bir abim olabilseydi :D

harika bir yazı gerçekten :)

Sadece Umut / Only Hope dedi ki...

Eren, ne güzel yazmışsın fakat ben abilikten çok arkadaşları gibiyim, öylesi kötü oluyor.

Takıntılı ergen dedi ki...

ceren çok şanslıymış! çok özendim ona. keşke benim de senin gibi bi abim olsa

Eren dedi ki...

bendiss

''keşke benim tutturmamla bir abim olabilseydi'' demişsin, güldüm de malesef bazen tutturmak yetmiyor :)

teşekkür ederim, umarım o hali alabiliriz!

sadece umut

kesinlikle öyle olmalı zaten.. ben de o dengeyi tutturmaya çalışıyorum. bana her şeyini anlatıyor, bu doğru yol demektir herhalde.

takıntılı ergen

kendimi tam olarak bir şey zannettim bu yazıdan sonra, sağ olun, var olun :)

Takıntılı ergen dedi ki...

mimlendinn :)

Gürhan dedi ki...

Yeni bir konu yeni bir yazı lazım size :)

Eren dedi ki...

evet evet, bugün bir yazı gelecek diye umuyoruz

Aptal Dörtlü dedi ki...

Kardeşinle adımız aynı, o yüzden isminin "Ceren" olmasını istemen beni etkiledi :) Tabi bu blogu 4 kişi kullandığımız için adımı böyle ilan ediyorum yoksa yemezdi :D Annemle babamı suçlarım arada, küçüklükten beri senin gibi bi abi istemiştim, kardeşini seven ve ilgi gösteren. Gel gelelim yok napalım?

Eren dedi ki...

ne mi yapalım? artık sen iki tane çocuk yaparsın ki o öyle bir sıkıntı çekmesin :D

Aptal Dörtlü dedi ki...

Hiç sanmıyorum,o sorumluluğa sahip değilim :D Eğer olursa da bizimkiler ya parkta unutmamı, ya yemek yapmayı unuttuğum için açlıktan ölmesini filan bekliyorlar :D

Eren dedi ki...

tamam bir şey demedim :D