8 Nisan 2011 Cuma
Türkan Şoray
O gizli yüz, gizli değil artık, bu yazı budur; O gizli yüz, sizsiniz Türkan Şoray... Hemen anlaşalım, size tam da adınızla sesleneceğim, bu garip yazar için ne hanım, ne abla, ne de başka Yanımsınız.... Bilirsiniz; siz, Türkan Şoray'sınız.
Evinizle ilgili sorun yaşadıysanız, okudum, dişi aslanlar gibi ''Bu ülkedeki tüm evler, benim evimdir, nereye gitsem beni ağırlarlar'' dediydiniz... İşte o gün, Türkan Şoray, ''Yüreğimin bir yıldız gibi sana'' yaşayası Lale Müldür'den alıntıyla....
O halde hem Türkay Şoray, hem sen
Sen, Türkan Şoray, iyi kalpli ve de seksi aşkımsın, ikisi de olsun, ne sesi ama ''kötücül'' olsun, evet; ne de iyi ama nursuz!..
Evim, evinizdir Türkan Şoray... Yok yok, olmuyor, evim evindir Türkan...
Türkan, n'olur beni anla artık, seni ben karşılıksız sevdim. Ne ''Hollanda ağızlı'' moderne kandım, ne ''organik göğüslü'' dilbere, ne de ''Barbie saçlı'' beboya... Ben senin gözlerini sevdim Türkan... N'olur artık, sen de beni sev...
Türkan sev beni...
Türkan, ilk uygun zamanda sen de beni sev...
Türkan, ben seni çok seyrettim, çoook seyrettim...
Türkan, geniş zamanlı sevgilim, Türkan, canımın için, Türka, ah Türkan, Türkan, güzel gözlüm, güzel bakışlım, Türkan, Türkan, ah canım, Türkan, artık kalbimi susturamıyorum, iyi ki varsın Türkan, evet varsın Türkan, ben bunu gördüm...
Bu ana dilimden bir örnek, tek bir sima, başka yıldız tozuna yollanacak bir görsel taşıyan bir hologram çip felan; tek bir yüz deseler, sensin o Türkan
Şahane kadınsın Türkan... Sağol...
Gösterdin kendini ve çözüldü binlerce, binlerce sır... Bir ulusun kadını oldun... Canımız, ciğerimiz oldun... Benim en eski mesleğimdir sana hayranlık Türkan...
Çok başlayıp bitiremediğim yazımsın... Bu yazının ilham perisi sensin Türkan... Alın yazımsın... Hem de vallahi...
Peri misin ne?..
Atilla Dorsay attı ortaya kıtırı, cumartesinden beri kafamda dönüp duruyo...
Kim o? Cevap, hepsi... Ancak hepsi...
Tüm sevgililerimde bi Türkanlık vardı valla. Hepiniz Türkan'dınız, hepiniz Şoray..
Açık, net: Yeni Türkan Şoray olmayacak
Türkan'a ne kadar kefilsem, Nazan'a o kadar değilim, ayrı...
(Sayın Dorsay'ın söyleşisine gittiydim, yarı yaşımda. Biri dedi ki, ''Yarın Yarın filminden bir sahne çekilecek, kapıdan topluluk çekilecek, söyleşi bitince gelir misiniz?'' ''Tamam'' dedik. Devrimci adamın ''Selçuk Özer), burjuva kızını ''Hülya Avşar) biliçlendirdiği sürecin sahnelerinden biriymiş meğer. Kapıdan toplu halde çıktık. Yüzünü tanıdığım bir figüran, yanımdaydı, çekim başlayınca yanyana yürümeye başladık, bana ''Efendim, Victor Hugo'nun da dediği gibi'' diye dravdan konuşmaya başladı, ''N'oluyo'' dedim. O filmde varım!)
Yeni Türkan olmayacak...
Gölgesiyle yetineceğiz...
Her bakışına, tüm gözlerine bakıp duracağız...
Alışalım, tarihimizin en güzel yüzü, en seksi kadını, en tatlı insanı bir daha olmayacak.
Benim en debdebeli, ''Vesikalı Yarim'' kirpiklerini eğecek, bakacak, ''Çok eskiden'' diyecek, ''rastlaşacaktık.''
Hayır, Nurgül Yeşilçay değildir... Asla... Tanımam etmem... Çok da beğenirim... Ama bakışında Türkan masumiyeti yok... Yok...
Tüzünataç da olmaz... O masumiyete sahip belki... Ama Türkan'daki sarsaklık, şaşkınlık yok onda... O kadar ayağı yere basmaz Türkan'ın...
(Berrak, sıkı arkadaşım... Bir kere çorba içerken fotoğrafımızı çektilerdi... Sayesinde çorba içerken haber olan ilk yazar oldum... Çok severim, hep özlerim Berrak'ı... Ama o ayrı, bu ayrı...)
Beren Sat, olmaz... Yolu, kulvarı başka... Türkan hiç de sevmez kurnazı, oynamaz sinsiyi... Kabul etmez yılan ruhluyu... Hırs yoktur Türkan'da, tutku vardır... Kibir yoktur, kıvanç vardır...
Yalan yoktur, en fazla yanlış vardır...
Satmaz Türkan, bırakmaz, terkettiyse de vardır bir soylu sebebi, filmin sonunu bekle!..
Hicranlı bile olsa her Türkanlı hikaye, mutlu son demektir...
Sonda bir mutluluk gizlidir hattızatında, yeni film nasıl başlar yoksa?..
Büyüküstün olmaz... Tanımam, şahane de biçim ama hiç de mazlumiyet yok bakşında...
Özgü Namal, hiç olmaz... Türkan, illa ki ''abla ısısı'' vaadeder, Özgü ''korunacak kardeş'' kıvamı...
Melisa Sözen, sanki... Ve fakat, olmaz!.. Türkan'ın ''akşam liseli'' halleri yok, ''bir kolejli hanım'' elektriği benim Türkan'ımı bozar...
Kimdir peki 0 ?... Kimse Türkan olamaz... Efsane budur, ''kendini doğrulayan kehanet'' de derler, yenisini aradığımıza göre bulamayacağız...
Gene de; Deseler ki, hayatı film olacak, kim oynayacak, benim seçimim Hande Soral...
Çok düşündüm de buldum, anadili Türkça olan yazar, Türkan Şoray'a kafa yormak zorundadır...
Sinemasız hayat, filmsiz sinema, Türkansız film olmaz... Olmaz olur!..
Türkan hayattır... Candır...
''Güzel aşık çevrimizi çekemezsiniz demedim mi, bu bir rıza lokmasıdır yiyemezsin demedim mi'' diye mırıldanır esas oğlan sokakta...
Aynı saatte Türkan da ağlar bir uzak evde, yatağa atlayarak...
O gözlere aşığım ben Türkan, o gözyaşlarını sevmemem mümkün müdür?
Türkçe'de Türkan, artık Aşk da demektir...
Ömrümün tek hırsızlığını yaptım senin için Türkan, gazete arşivinden fotoğrafını aldım da geri vermedim... Gene yaparım senin için!...
---
O gözlere aşığım ben Türkan, o gözyaşlarını sevmemem mümkün müdür?
Türkçe'de Türkan, artık Aşk da demektir...
Ömrümün tek hırsızlığını yaptım senin için Türkan, Vedat Özdemiroğlu'ndan yazı çaldım. Gene yaparım senin için!
Vedat Abi'den özür dileyerek çalıyorum yazıyı. Abi diyorum çünkü benim O'nunla röportaj yapmışlığım var ve ne kadar inanılmaz bir adam olduğunu bilirim. Görse de kızmaz, vallahi nedenim vardı da çaldım. Kızarsa da canı sağolsun.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 yorum:
Ama sen ne üzel bir yazı paylaşmışsın?
İyi ki de çalmışsın bu yazıyı vedat abiden. bak ben de samimiyet kurdum bir an.
türkan şoray benim için çok özeldir çok güzeldir.
bir kız tanırım gözleri büyük bir başka ablası gibi. o da türkan şoray'a benzer ve türkan şoraya benzeyen tüm kızlar güzeller.
o küçük ceren.
çok beğendim yazıyıı :)
evet türkan şoray'a benzeyen tüm kızlar güzeller.
ablası ve ceren de öyle.
beğenmene sevindim..
Yorum Gönder