18 Nisan 2011 Pazartesi
Kaybedenler Kulubü | Kadıköy'de Kaybeden Olmak
Lisemi Kenan Evren olarak seçmemin en büyük sebebi; Fenerbahçe'nin stadının yanında olmasıydı. Bunu düşünmek şu sıralar çok komik geliyor.. Niye mi?
Ben ilk kez okuldan Kadıköy'de kaçtım. İlk kez arkadaşımı Kadıköy'de sattım. İlk kez birinin derdinini Kadıköy'de dinledim. İlk kez biriyle oturup saatlerce Kadıköy'de konuştum. İlk kez Kadıköy'e gitmek için çıktım Pendik'ten dışarı. Sonra da Pendik'e çok uğramadım. İlk kez birilerine 'kardeş' dedim ailemden olmamasına rağmen. İlk kez birilerine gerçekten destek olmak istedim. İlk kez arkadaşlarımla kavgaya gidemediğim için üzüldüm. İlk kez 'yalnız mıyım?' dedim Kadıköy'de.
Kayıda gittiğimiz ilk gün babam çok tedirgindi. ''Burada her türlü insanı göreceksin, alışkın değilsin sen, endişeliyim.'' diye kayıt ettirdi beni. Daha ilk gün babamın aldığı kontörü kaybettim yolda yürürken. ''Sen burada ne yapacaksın hiç bilmiyorum'' dedi hemen. Dönüşte arabamıza minübüs çarptı. Kadıköy'ü henüz ilk günden uğursuzluk objesi olarak kabul etmiştim. ''Burada bir şeyler var'' dedim daha ilk günden.
Sonrası işte, iyilik sağlık. Tamamen değişmiş bir çocuğun güzel hikayesi. Güzel diyorum çünkü sıraların önünde oturan, çalışkan olan, 'en iyi öğrenci' olmaktan kurtuldum. İstediğim şey bu değildi. Kadıköy ve getirdiği insanlar sağladı bunu. Biliyorum ki oraya çıkmasaydım aynen öyle kalacaktım. Harika bir kariyerim, bir de mantık evliliğim olacaktı, olmadı.
Sonra mantığı falan geçtim. İlk kez bir kıza Kadıköy'den deniz otobüsüne binerken aşık olduğumu anladım. Hem de lise falan bitmişti, üniversitedeydim. Kadıköy hala vardı. Aslında tam o dönemde Kadıköy'ün bana verdiklerini de yavaş yavaş almaya başladığını gördüm. Yani ben o dönem yine şu ''yalnızlık'' kıvamında olduğumu düşünüyordum, bence öyleydim de.
''Düzgün bir kadın olduğuna değil, aşık olmaya, kendini kaybetmeye inanmıyorsun sen'' demişti bir arkadaşım bana, O'nun doğru olduğunu anladım Kadıköy'de. Sürekli bir insanı düşünmek, sürekli konuşmak istemek, aklının başka hiçbir şeyi alamaması ne garip şeymiş, onu anladım.
Bu yalnızlık denen şey arkadaşının olmaması ya da sevgilinin olmaması değil. Benim çok arkadaşım oldu, hani sanırım gereğinden de çok ama ben sadece iki ya da üç tanesini gerçek anlamıyla arkadaşım olarak gördüm. Hayatıma giren çıkan insanların sayısına bakınca gerçekten çok komik. Sevgilim de oldu, yalandan. Ona aşık olduğumu da sandım her genç gibi. Ayrılınca üzüldüm de hatta çünkü öyle olması gerekiyordu, ''bitmiştim'' ben. ''Yine yalnızım işte'' de diyebildim ayrıldıktan sonra.
Sonra şeyi öğrendim; yalnızlık, seni oradan çekip kurtarabilecek birini bulana kadar daimi, O gidince de daimi. Yani insan arkadaşlarıyla da yalnız, süregelen sevgilileriyle de.
En azından ben hep böyle hissettim. Yani işin kısası yalnızlık arkadaşlarınızın hep söylediği; ''Saçmalama oğlum, biz yanındayız. Yalnız falan değilsin''deki yalnızlık değil. Oradaki yalnızlığın kelime anlamında ben de gerçekten yalnız değilim. Sağolsunlar.
Yalnızlık, hissettiğiniz o garip koku, o garip güvensizlik ve korkudur.
İşte sonra birisi gelir, siz aslında sanki sadece O'nunla yalnız değilsinizdir, sanki boşuna yaşamışsınızdır, sanki O olmasa gerçekten bitersiniz. İşte o zaman yalnızlığı unutursunuz. Yalnızlık ise tekrar kendini hatırlatmak için en yakın boşluklarda beklemektedir, bunu da bilirsiniz.
İşte O gelince de bir korku hissedecekseniz eğer o korku, bu olmalı.
Ne diyorduk?
Kaybedenler Kulubü..
Ne garip film yazısı oldu yahu.
Kadıköy ile ilgili en ufak bir anınız varsa gidip izleyin. Kadıköy'de hayatı öğrendiyseniz, hep Kadıköy'de bir şeyler buluyorsanız benim gibi, gidin bir sonraki seansta izleyin. Hatta öyle bir olasılık varsa sizi tutup oradan çeken kişiyle izleyin. Yani eğer giderse gerçekten biteceğiniz, yani eğer giderse o şeyi yine hissedeceğiniz kişiyle izleyin.
Sonra çıktığınızda biraz hüzünlenin, O neden olduğunu bilsin. Eğer giderse yalnız kalacağınızı bilin ve dua edin; O hep kalsın, eğer mümkünse.
Şarkı koymayı unutmuşuz : http://fizy.com/#s/1ah6hs
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

16 yorum:
Filmi 3 defa izlemek benim açımdan iyiydi. Bağımlılık yapmıştı. Bende şöyle bi yazısını yazdım. http://sallanyuvarlan.blogspot.com/2011/03/kaybedenler-kulubu-2011.html
ben bu filmi bir kere de 'yalnız' izleyeceğim zaten.
yazının linki yanlış sanırım, açılmıyor.
Ben filmi izlerken biramı içmek, sigaramdan bir nefes almak istedim, aksine yalnız kalmak istedim, garip.
üç dört çift filmin ortasında çıktı. o da garip
Sokakta yürürken bir kaç tanıdık yüz görmüş gibi hissettim yazını okurken.Güzel olmuş.
yarın izlicem ben de yehu.
Yalnız izlemek daha güzel 25 mart akşamı hava pek iyi sayılmazdı evet yalnız izlemeliyim demiştim. Film bitince gerçekten yalnız izlememe değdi demiştim..
@orangeflower
ne güzel tanım bu, teşekkür ederim..
@çıplay ayak
izle bakalım, umarım beğenirsin
@cem
bi deniycem bakalım.
okuduğum en güzel yazılarından biri olmuş gözlerim bile doldu okurken. herkesin içindeyken iğrendiği dışındayken özlemle hatırladığı yer kadıköy.geçen bir yerde yazıyordu hatıraların tek kötü yanı canınızı yakmasıdır diye.benim kadıköyde çok hatıram var düşün ne kadar çok canım yanıyor.
sıksık yaz yazıların okunası o yüzdende özlenesi
@adsız
sizin isimsizlerin bazıları gerçekten çok güzel yorum atıyor.
''herkesin içindeyken iğrendiği dışındayken özlemle hatırladığı yer kadıköy''
başka bir şey söylemeye gerek yok.
kendi yazım diye demiyorum ama bu şarkıyla beraber okunursa daha güzel oluyormuş, denedim : http://www.youtube.com/watch?v=kS1OAzJ-Xao&feature=player_embedded
Bence "yalnızlık ömür boyu" şarkısıyla daha güzeldi hıh
öyle diyorsan öyledir :D
bu film kadar merakla beklediğim bi film yok şu ana kadar, değecek sanırım bu kadar heyecana
hemen git izle! o kadar söylüyorum.
Özlemişim seni okumayı.Okudukça farkettim bunu.Ama böyle daha iyi oldu.O zaman okusam da bu tadı alamazdım.Garip bir hissizlik dolanıyordu çevremde.Azaltmışsın yazmayı artık.Çok da seyrek yazma ama.Neyse Eren,sen bildiğin gibi ve içinden geldiği gibi yazmaya devam et yine.
çok az yazıyorum, içimden pek gelmiyor ama yazılarımın özlenmesi güzel, teşekkür ederim..
Yorum Gönder