27 Aralık 2010 Pazartesi

İşin Garibi..


İşin garibi;

Ben çokca zamandır böyleydim..
Yani tedirgin
Yani korkak
Yani çekingen
Yani ayakları yere basan..
Sonra bir rüzgar vurdu suratıma ve dedi ki,
Biraz hareketlen, bak geliyor..
Derken, ben garipsedim..
Önce şöyle bir durdum düşündüm ki, anladım..
Düşünemiyorum.
Şu bildiğiniz garip adam
Artık aceleci
Artık duramıyor
Artık ayakları basacak bir yer bulamıyor
Ve çıkarıp atmış tüm saatlerini
Orada dönen bir şeyler var, iki tane çubuk
Ama dönmüyorlar ki bunlar resmen uçuyorlar..
Ne biçim bir şey bu böyle?
Zaman neden bu kadar hızlı?
Her şey neden bu kadar garip?
ve İstanbul neden bu kadar anlamlı?

Neden?

diyecek oluyorum ki bir şiir görüyorum, eskilerden. Saklamışım, işte bu aralar hep ''O'nu'' söylüyorum :

Önce bir ellerin var
Yalnızlığımla benim aramda
Sonra birden kapılar açılıverdi, ağzına kadar..
Sonra yüzün,
Ardından gözlerin dudakların
Sonra her şey çıkıp geldi
Bir korkusuzluk aldı yürüdü çevremizde
Sen çıkardın utancını duvara astın
Ben masanın üzerine koydum kuralları
Her şey işte böyle oldu önce


Cemal SÜREYA

7 yorum:

Adsız dedi ki...

Kim bu, seni böyle şeylere şevk eden şanslı kadın?

Eren dedi ki...

hahah :D estağfurullah sevgili adsız o bizim şansımız :D

Mockingbird dedi ki...

Hem şiir hem yazı şahane olmuş :)

Mia Wallace dedi ki...

İşin garibi, ne zaman o saatler uçmaya başlıyor işte bütün gariplik o zaman başlıyor.

Ve Cemal SÜREYa'nın şiiri ne kadar güzel.. ama bu şiiri güzel kılan bir şey öncesinde yazılan şeyler.

Eren işte. Hep böyle güzel yazıyor ve anlamlı.

Eren dedi ki...

@burak

eyvallah abi, elimizden geldiğince:)

@mia

saatler uçsun, durmasın zaman zira hayat böyle güzel..

eren anlamlı yazmaya çalışıyor hep, anlamlı yazabiliyorsa ne mutlu ona..

Sazan dedi ki...

Ah be kuzum yaa... Senin yüzünden işten atiliciimm...

Eren dedi ki...

aaa bana audi yardım kampanyasını kim başlatacak? eheh