12 Ekim 2010 Salı

Çok Basit Bir Öğretmenlik Sorusu


Bir adet ders sunusu
Bir adet çözümlü örneklerin olduğu kitap
Bir adet projeksiyon
Bir adet sınıf
Bir çok adet öğrenci
Bir adet ses toınu

Elinizde olsaydı eğer öğretmen olabilir miydiniz? (Bu soruda ses tonunun düzgünlüğü, sınıfa hakimlik, konuya hakimlik, öğrenciyi dinleme gibi kavramlar ihmal edilmiştir)


Üniversite dediğimiz kurumda öyle öğretmenler gördüm ki, onları her gördüğümde, en ön sırada oturan, inanılmaz ders çalışan ama iki tane kelimeyi bir araya getirirken dünyanın en zor işini yaptıklarını zanneden eski arkadaşlarımı hatırlıyorum. Tahmin ettiğim geleceklerinin aslında çok da farklı olmadığını görüyorum.

Bu kadar basit mi bu öğretmenlik mesleği? Bu kadar kolay mı bir dersi bu denli çekilmez yapmak? Ben bölümlerin meşhur ''geçilemeyen dersler''inin hepsinin bu tarz kişiler yüzünden cehenneme çevrildiğini düşünüyorum. Bir insan sayısal bir dersi nasıl olur da örnek çözmeden slayttan anlatabilir? Nasıl olur da not tutturmaz?

Hani klişe bir laf vardır ya ''Ezberci eğitim sistemi'' diye, o kadar doğru ki.. Okul dönemi ezberlediği her kelimeyi hala daha aklında tutan bu robotların, az da olsa öğrendiği sosyalliği, insanlığı unutmamasını beklemek belki de benim hatamdır, ne dersiniz?

Bu arada yukarıdaki fotoğraf, asla sadece bir fotoğraf olmamalı.. Öğretmen var, öğretmen var.. Öğretmen olmalı, öğretmen..

4 yorum:

incredo dedi ki...

Bu konuya değindiğin için özellikle tşk.ederim
ve tabiki sorguladım kendimi az çok okurken bu mesleğe sahip birisi olarak.sahip olmak? eh kararınca..Ukalalık etmek istemem ama toplumda en önemli meslektir öğretmenlik.Herşey bir yana da bazı şeyler de bilinmiyor toplumda : Elbetteki kolay iş değil öğretmenlik
ama günümüz şartlarında bu işi becerebilmeyi bırak gerekli şartları taşıdığın halde bile öğretmen olamıyorsun.Kpss denilen bir sınava tabi tutuluyor gencecik fidanlar, çok sevgili öğretmenler.Okulda öğrencilere harcayacakları enerjiyi kazanılamayan sınavlara,geçen senelere kafa yorararak harcıyorlar.Yeri geliyor 5 parasız kalıyorlar çay içmeye bile para yok!inan gerçek bunlar.Ve günün birinde atanıyorlar belki ama psikoloji darmaduman olmuş,adeta yaşlanmış bi şekilde başlıyorar mesleğe.Mesleğe başladıktan sonra da bitmiyor çileler.Evli olup eşinden çocuğundan 1000 km öteye bile atanabiliyorsun ve yanlarına atanmak da kolay değil öyle hiç.Kadrolu öğretmenlik var, sözleşmeli öğetmenlik var, vekil, ücretli bi kaç tip var yani.Kendini adamışlık,aitlik gerektiren bu mesleği bölüyorlar,o atanamamış ücretli olarak çalışan öğretmenler bizimle aynı işi yapıp bizim yarımız kadar ücret alıyor.Ve ertesi gün yerine başka bir öğretmen gelirse işi öylece bırakıp gidiyorlar başları önünde.Aitlik sıfatının en ağır bastığı bu mesleğe ait olamadan daha doğru ait hissetmeyerek geçip gidiyor güzelim zamanlar.
öğrenci için de zor tabi sürekli değişen öğretmen.gidene üzül,gelene alışmaya çalış.Ha diyeceksin ki kazansın sınavı babalar gibi yapsın mesleğini.Bir müzik öğretmeni matematik çözüyor kpss sınavında müzik branşınla ilgili tek bi soru çıkmazken.Sınav soruları çalınıyor falan.Hem de çok şahibeli bir olay daha var.Kopya çeken öğrencilerin sınav kitapçıkları ilk incelendiğinde tertemiz çıkıyor ama olay iyice büyüdüğünde o kitapçıklar üstü "gizli" bir güç tarafından karalanıveriyor :P ve sınav iptal ediliyor.sonra bu insanlar 1 buçuk ay sonra tekrar sınava giriyor.
Ve sonra gel sen bu beyinlerden sağlıklı birer öğretmen olmalarını bekle..
Çok zor.Elbette elimizden geleni yapıyoruz ama bu gerçekler de bilinmeli bir şekilde.Ha konuya ne alaka diyebilirsin biraz belki ama en nihayetinde sağlıklı ve verimli olması için bir öğretmenin,ona verilen şartların da mantıklı ve makul olması lazım bi yerde.
Ha bir de diğerleri var.Gerçekten öğretmenliğin "ö"sünden anlamayan.Çemkiren,bağırmasını,sesini yükseltmesini öğrenebilimiş sadece.Oysa sesini değil sözünü yükseltmeli bir insan.Lakin yaprakları yaşatan gökgürültüsü değil yağmur damlaları demiş sevgili Shakespeare =)Ben de çektim o bahsettiğin modellerden ama malesef her meslekte var yamuk insanlar.sadece öğretmenlik de değil.
Neyse işte böyle..İçimi döktüm , bloğunu ağlama duvarı yaptım kusura bakmayasın =))

Mia Wallace dedi ki...

Vayy.. incedo'nun yorumunu görünce kurudum kaldım..
Şey dicektim. Ne dicektim yahu.. ehe susiyim ben en iyisi..

(ama gerçekten öğretmen var öğretmen var)

Hayal Meyal dedi ki...

Ben öğretmenleri severim. Öğretmenler candır. :) Adı üstünde "öğreten". Bişeyler bilip öğretebiliyosa, anlatıyosa, sabahın köründe kalkıp gelebiliyorsa; o kadar parayla geçinebilmeyi göze almışsa.. Öğretmen candır. :)

Eren dedi ki...

hayal meyal ve incredo'ya ortak cevabımdır ama öncelikle incredo'ya ayrı bir şeyler yazmak istiyorum.

böyle uzun uzun ve harika bir cevap verdiğiniz için teşekkür ederim. mesleğinizin ne kadar kutsal ve ulu bir meslek olduğunu tekrarlamak istemiyordum ama şart oldu. bunu aslında fotoğrafı koyarken, belli etmek istemiştim.

benim sizin zor şartlarınıza, ekonominize, gördüğünüz muameleye tek bir lafım olmaz. herkes aynı değil. herkesin aynı olmadığı gibi öğretmenlerin de hepsi aynı değil.

benim sözüm özverisiz, umursamaz olanlara. siz de biliyorsunuz, üniversitede ne gibi öğretmenler var ve ne gibi standartlarda dersler veriyorlar?

elbette herkes bu tip insanlar değil, elbette herkes odun gibi gelip gitmiyor.

benim lafım bu kısmaydı, siz lütfen üstünüze alınmayın.

siz blog yazıyorsunuz, orada iki cümle yazamayanlar var.